Sunday, August 16, 2009

Su tasarrufunda ilginc yontemler

Global isinma ile mevsimlerin degismesi ekosistemi buyuk olcude etkiledi, bunun tek sorumlusu "BiZiZ", bu bir gercek. Hala da tuketime, tuketirkende yok etmeye devam ediyoruz. Gecenlerde yaptigim Turkiye ziyaretinde gozlemledigim olaylar ise bu katsayinin artmasina buyuk sebeb. Haketmedigimiz yerlerde bulunarak, doganin da haketmedigi davranislar da bulunuyoruz. Gozlemledigim iki olay Turkiye genelinin dogaya yaklasimi hakkinda genel bilgi edinmemi sagladi.
ilk olayla Gokova'da karsilastim, Esimle ilginc bir zodiac macerasi yasayip, kamp yapmak istedigimiz o muthis koya ulastik, karadan ulasimin olmadigi sahane bir alan. Alana ulastigimizda, takasiyla ailecek gelmis (belliki gokova'nin yerlisi) bir aile ile karsilastik, yapilan piknik sonunda, aile reisinin, koyun arka calilik tarafina attigi poseti sonradan farkettim. Icerisinde karpuz kabuklari vs. Iste size bir doga dusmani bilincsiz bir balikci. Gokova'dan tanidigim Lutfu abi ise organik artiklari baliklarin tuketecegini dusunup denize atar inorganikleri ise yanindaki posette toplardi.

ikinci olaysa Mersinde kizkalesi civarinda gerceklesti, gene sevgili esimle beraber kumsal keyfi yapmaya giderken, sahildeki kalenin yanindan gectik. Nasil bir kalabalik anlatilamaz, semsiye ve sezlonglardan kumsal gorunmuyor... Aksam uzeri geri donerken gordugumuz manzara ise afrika slum'larindaki (gecekondu alanlari) manzaradan farksizdi. Fakat arada buyuk fark var; -Slum- gecekondu alani, digeri ise gozde turistik tatil alani.
Iste boyle bilincsiz bir toplumla icice olan dogada, gereken cevabini ofkeli bir sekilde veriyor ve taarruza geciyor....
Bilincsiz toplum olgumuz bu sekilde devam ederse sonuc kacinilmaz. Dunya'nin hertarafinda bu gidisati biraz daha yavaslatmak icin (onune gecilmesi zor bir gidisat) yeni bilinclendirme kampanyalari ile halk uyariliyor, ve tedbire cagiriliyor.Bir ornek Brezilya'dan; F. Nazca Saatchi & Saatchi reklam ajansı tarafından hazırlanan kampanya, dergi, gazete, televizyon, radyo ve açıkhava mecralarını kullanarak, su mesaji veriyor: "Tuvalete isedikten sonra sifonu cektiginizde 12 lt su kaybini onlemek icin, cisinizi dus alirken yapin 12 lt su tasarrufu saglayin " bu kampanya yagmur ormanlarini kurtarmak icin yapiliyor. Yapiliyor da aklima takilan bir soru oldu. Acaba Brezilya hukumeti, seker kamisi dikimi yapan, seker ureten firmalar icin kac donum ormani katletti?

Sonumuz hayir olsun Dogaya daha fazla onem vermemiz cidden cok onemli. Doga icin ulkemizde kampanyada yapsan nafile, cunku bilincsiz bir toplumu egitmek cok zor ama denemek hicbirsey yapmamaktan iyidir.

Gecen okudugum haberde cok uzucuydu, binlerce cam agaci fidani buyuk saksaklarla, torenlerle, bakaniyla, milletvekiliyle vs. dikildikten sonra kurudu, evet kurudu. Sebebi ise altindaki torbalarin yada saksilarin cikarilmamis olmasiydi. Gereken bakimin yapilmamasi yuzunden kuruyan fidanlarda var. Kimbilir o dikimi yapan sahislar yada bakmasi gereken kisiler hangi oyveren akrabanin cahil cuheylasiydi yada salla basi al maasi tiplerdi.
Dip not: gidisata ofkeliyiz...

Sunday, August 9, 2009

Gergedan evcillesir mi?

Golgede dinlenen gergedanlar

Bir gergedan evcillesir mi? bilmiyorum ama, otur denildigi zaman oturan bir gergedan gordum. Uganda murchison falls yolu uzerinde gergedanlari gorebileceginiz bir mekan var. Bir hafta sonu gittigim bu mekanda gergedanlara 15 metre kadar yaklasip, arkanizi donup (biraz cesaret ister) fotograf cekilebiliyorsunuz. Su siralarda Polonya'da Misir elciliginde calisan Tammer arkadasima fotograf cekilme sirasi geldiginde, herkes gibi oda pozisyon almaya basladi, ama daha yakin olmak istedigi icin 15 metre sinirinin altina indi, takribi 12 metreye yaklastigi siralarda ise kuru bir dala basma gafleti gosterdi. 3 gergedandan birtanesi koca govdesiyle dinlendigi yerden ayaga kalkti ki!!! yusufcuk titresimleri etrafa yayilmaya basladi. O an ben hangi akasya agacina tirmanicagimi yada nereye kacacagimi hesaplamaya calisirken, bize rehberlik yapan Ranger gergedana No! No! diye iki defa bagirdiktan sonra, o koca hayvana "sit yani otur" dedi... Saskinlikla izledigim hayvan ve Ranger iliskisine oha dememem eldemi.. Gergedan kalktigi gibi oturdu yerine Tammer'in o anki bakislari ise hala gozlerimin onunden gitmez:)

Tammer arkadasimla sigara keyfi

Friday, August 7, 2009

Askin Adi Sensin




Ey ask sen nelere kadirsin, diye bosuna dememisler...
Herseyi biraktim seni sectim, ASK..Senle yer ayaklarimin altindan kayarken nasil olurda sensiz kalabilirdim.Seni yanimdayken bile ozlerken nasil olurda uzagina dusebilirdim.Kalamadim iste geldim, kilometre taslarini sayarak geldim yamacina, sokuldum sana..Tango tadinda yasiyorum seni. Bazen hircin, bazen arzulu, bazen tehlikeli, bazen ozlemli ama sonsuzluk gibi yasiyorum seni..Her adimimda seni, sen de kendimi buluyorum. Takipcinim ilelebet. Zaman zaman sozlere dokemedim kendimi ama dans ettim muziginde..
Ben hircin, ben asi, askin karsisinda egdim basimi..Kemanin sesi arka bahcede yukselirken geldim, sana bir Tango borcum vardi geldimmm..
Kim bilebilirdi ki birgun Afrika'ya senin icin gelecegimi...

Monday, July 20, 2009

çok yakında

evet blogcu arkadaşlarım çok uzun zamandır yazamıyorum, takipte edemiyorum... dugun oldu, muhteşemdi, şimdi dönüş hazırlıkları ile meşguluz. Şimdilerde K.maraş Göksun civarındayız. Birkaç güne Mersin'e dönüş yapıcagız. sonrasında İstanbul'da birgun kalıp Kenya'ya dönüş yapıcagız... orada yeni yazıları yazmaya devam ederim, ederim derken eşimde bana katılacak beraber yöneticegiz blogu hepinize Göksun'dan sevgiler selamlar...

Monday, June 29, 2009

Lord of the rings


Başlıkla ilgili bir konu olmasa da:)))) resmi olarak evlendigimi siz blogcu arkadaşlarımla paylaşmak istedim... tarih 26 haziran 2009 ne mutlu bana ben artık sevdigim insanın resmi olarak kocasıyım...
Dugunumuze gelmek isteyen arkadaşlar varsa
Yer: Macit Ozcan Spor Tesisleri Mersin
Saat: 20.00 pm
Tarih: 16 temmuz 2009
Hepinize selamlar...

Monday, June 22, 2009

İstanbul sonrası kebab keyfi


İstanbul'daki uzun kosusturmacanın ardından nikah sekerleri, davetiye ve alyanslarımızı aldıktan sonra. Adana'ya donduk. Nişanlım Anıl'ı Mersin'e yolcu ettim bende baba anneyle hasret gidermek için Adana'da kaldım, babam sagolsun 'gelmişken hemen kebab yedirmeye gotureyim ozlemişsindir' dedi. Tabiki solugu aldık kebabcıda, Adana'nın kebabını hicbirşey tutmuyor desem yeridir. Yer Adana Mas Restaurant, bilenler bilir. Abartıım biraz ama afiyet oldu:)


Bu arada İstanbul'da bizi misafir eden Oguz kardeşime tesekkur ederim.
Dipnot duşmem gerekir birde erik yemekten karnıma sancılar girdi...